canlı
Büyüt
Deniz süngeri çok hücreli canlılara çok basit bir örnektir. 

Sözlükte "canlı" ne demek?

1. Canı olan, diri, yaşayan; parlak, pırıltılı, ışıltılı.
2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu; yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
3. Hareketli (yer)canlı

Cümle içinde kullanımı

Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı.
- N. Cumalı
Yıllar yılı sahilde durup bekliyorum / Bir canlı balık örneği düş oltama gel.
- F. Halıcı

Canlı kelimesinin ingilizcesi

adj. alive, live, living, animate, active, go go, lively, fresh, full of life, snappy, glowing, breezy, spirited, vivacious, humming, in the flesh, animated, beany, bright, brisk, bustling, colorful, colourful [Brit.], corky, crisp, crispy, dashing
adv. brightly, genially
n. living being, living creature; life, quick